bazen öyle olaylar yaşanır ki, kelimeler kifayetsiz kalır. afet-i azam da işte tam bu noktada devreye giren, büyük bela, kıyamet ve en büyük yıkım anlamlarına gelen kadim bir tabir. yaşadığımız coğrafyada bu tanıma en acı şekilde uyan hadise ise şüphesiz 6 şubat 2023'te kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve artçılarıyla hatay'ı da sarsan o tarifsiz depremler serisi. sabahın dördünde 7.7, öğleden sonra 7.6 büyüklüğündeki iki büyük depremle başlayan yıkım, 20 şubat'taki 6.4'lük hatay depremiyle derinleşti ve 11 ilimizi haritadan silercesine etkiledi. 14 milyondan fazla insanı doğrudan etkileyen bu afette resmi rakamlara göre 53 binden fazla canımızı kaybettik. yüz binlerce bina ya yıkıldı ya da ağır hasar aldı, milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp yaşandı. aradan geçen bunca zamana rağmen, mart 2026 itibarıyla bölgedeki yaraların sarılması, şehirlerin yeniden inşası ve insanların normal hayata dönme mücadelesi hala tüm hızıyla devam ediyor. ne yazık ki, böylesi büyük bir afetin sosyolojik, ekonomik ve psikolojik etkileri de nesiller boyu sürecek derin izler bırakmaya devam ediyor. bu (bkz:asrın felaketi)'nin bize öğrettikleri ise, afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve dirençli şehirler kurmanın ne denli hayati olduğudur.